• +90 422 324 7788
  • malatya@mo.org.tr
malatyayorum.com

malatyayorum.com

BASINDA BİZ TARİHİ: 2019-10-17
TMMOB Malatya Mimarlar Odası Malatya Şubesi tarafından, taşınır- taşınmaz kültürel değerlerin irdelendiği, kentin varlıklarına mekanlar üzerinden sahip çıkılması amacıyla “SerMimar” adlı bir dergi yayınlanmaya başladı. Mimarlar Odası Malatya Şubesi tarafından çıkarılan derginin ilk sayısında, yok olan “Şirket Han” ve kaybolan diğer hanlar, kaybolmaya yüz tutmuş sivil mimarı örneklerinden “Almasulu Evi”, geleneksel Arapgir Evlerinde kullanılan yapı teknikleri ve koruma sorunları ile Malatya’nın en eski mimarlarından ve Mimarlar Odası eski il temsilcilerinden olan Ünal Özer’in biyografisi gibi bir çok konu yer alıyor. Sahipliğini Mimarlar Odası Malatya Şubesi Başkanı Mimar Fatma Altaş’ın, editörlüğünü ise Başkan Yardımcısı Mimar Bahar Aslan’ın üstlendiği dergide, Aslan “İnsan Yaşadığı Yere Benzer” başlığıyla, dergi ve amacına ilişkin görüşlerini paylaştı. Yayın komitesini mimarlar Fatma Altaş, Bahar Aslan, Nurettin Ekinci, Serap Özdemir ve Okan Karakaş’ın oluşturduğu derginin sunuş yazısında şöyle deniliyor: “Anadolu coğrafyasının kadim şehirlerinden Malatya’yı, Mimarlar Odası Malatya Şubesi olarak, yüzyıllar ötesinden Hocamız, kendisini, El fakîr-ul hakîr, Ser Mi’mârân-ı Hassa (Hassa Mimarlarının Başı, Hakir ve Fakir Sinan) olarak tarif eten Mimar Sinan’a atıfla, SerMimar adı altında selamlıyoruz. SerMimar, medeniyetimize, tarihimize ve hafızamıza mekanlar üzerinden sahip çıkmak, şahitlik etmek gaye ve niyetiyle yola çıkmış bulunuyor. Bu maksatla oluşturduğumuz içerikte geleceğimizin doğru inşa edilebilmesi adına, hem geçmişimize, hem de bugünümüze bakmaya gayret ettik. Geçmişte, bu şehrin ilk imar planını kim hangi şartlar altında hazırlandığına, hangi evlerin, hanların, hamamların, camilerin göz göre göre kaybedildiğine hangi mimari eserlerin KAYBEDİLMEK ÜZERE olduğuna hangi projelerin kağıt üzerinde kaldığına bakarken, tecrübe ehline geçmiş günleri sorduk. Günümüze bakarken ise nadiren de olsa hangi eserlerin ne şekilde korunduğuna, ihya edildiğine şahit olduk. Ancak bu bakış ve şahitlik bizi mahzun etti. Çünkü geçmişle gelecek arasındaki sürekliliğin kütle, ölçek, malzeme, üslup, detay gibi konularda neredeyse tamamen yok olduğunu, geçmişimizi ortadan kaldırmakta gayet hevesli ve hoyrat olduğumuzu, kaybedilenlerin yerine kayda değer pek bir şey koyamadığımızı, şehrini, evini, bahçesini, ağacını sevmeyen, korumayan, bunların varlığını- yokluğunu umursamayan, kendine mesele dert etmeyen, herşeye “bigane” bir insan topluluğunun şehre git gide hakim olmaya başladığını gördük. İnsanı insan yapan hafızamızın mekanlarını birer birer kaybettiğimizde bizden geriye ne kalır? sorusunu sorduktan ve; betonlaşmaya, apartmanlaşmaya, mimari ve estetik yozlaşmaya, netice itibari ile taşralaşmaya fikri ve zikriyle hayır diyebilen, şehrini mesele eden; sayfalarımızda yer verdiğimiz Şirket Han, Almasulu Evi gibi kaybedilmiş veya kaybı yakın eserler için ellerinde bilgi ve belge bulunduran “dert sahipler”ini” yani Mimar Sinan’ın kendine yakıştırdığı sıfatla “derdmend”leri bu bilgi ve belgeleri SerMimar’la paylaşmaya, SerMimar’a destek olmaya davet ediyoruz…” malatyahaber.com- Yeni Malatya Gazetesi